• Ce-eee
  • Minik kelebek
  • Partii

3 Eylül 2010 Cuma

Kitapkolik.Net,Kitap Ödüllü Yarışma



Smyrna / Çalışma Masam / Eylül 2010 / Photo by me

Kitaplar _ Okuduklarım,okuyacaklarım, elimden düşmeyenler...


KitapKolik.Net bir yarışma düzenliyor.

Katılım ise çok kolay...

Yarışmanın duyurusunu twitter, friendfeed veya facebook profillerinde yapan, blogunda tanıtan veya forum

sitelerinde yarışma hakkında bahseden herkes çekiliş hakkı kazanıyor.


Ve kazanan kişiye istediği kitap gönderiliyor.

Bir yarışma olup ödülü de kitap olunca katılmamak olmaz :)

Daha fazla bilgi edinmek için burayı tıklayabilirsiniz.



Herkese bol şans diliyorum .................

12 Ağustos 2010 Perşembe

Can Yücel İzinde Datça

Datça/ Ağustos 2010 / Photo by me



Herkeslere sımsıcak kocaman bir merhaba :)


Çok uzun bir ayrılık olmuş be.... :(  neredeyse 1 ay olmuş geri dönebileli ama mazeretim çok önemli....

Önümüzdeki hafta eve döndüğümüzde gezi notlarım, tüm fotoğraflarım, Pıtırcığımla yakaladığımız renkli detaylarla yine buluşmak dileğiyle :)



Öncelikle büyük şairimiz Can Yücel'in ölüm yıldönümü nedeniyle ilk durağımız Eski Datça...

22 Temmuz 2010 Perşembe

Kendini Bulma Savaşı


Antalya/ 2010 Haziran /Photo by me




Mutlu olamam değişirsem


Salt sizin bencilliğinizi doyurmak için


Hoşnut da olamam eleştirdiğinizde beni


Sizin gibi düşünmediğim ya da görmediğim için


Uyumsuz diyorsunuz bana


Oysa inançlarınıza her karşı çıkışımda


Siz de benimkilerine karşı çıkıyorsunuz


Aklınızı biçimlendirmeye çalışmıyorum


Biliyorum, kendinizi bulma savaşı veriyorsunuz


Bana akıl vermenizi de kabul edemem


Çünkü kendimi bulma çabasındayım ben de...


Leo BUSCAGLIA

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Hayatınızda Yenilere Yer Açın...


Yeniye Yer Aç from Alper Rozanes on Vimeo.



Genelde sahip olduğumuz eşyalar ile duygusal bir bağ kuruyoruz, bazılarımız bunun farkında olmadan fazla abartabiliyoruzda. Sevdiğimiz bir eşyaya uzun zamandır sahipsek bu bağ bizde gittikçe daha fazla güçleniyor. (Beni tanıyanlar iyi bilirki buna en iyi örnek olarak kendimi gösterebilirim.:) Süreç eşyanın eskimesine ve bozulmasına yol açsa da, sahibiyle eşya arasındaki bağı güçlendirmek gibi bir yan etkiye da sahipmiş. Sanırım genelde hepimizin çevresinde böyle insanlar vardır. (Tabii ki eğer bu siz iseniz anlamak daha kolay bu durumu)


Aslında sadece  eşyaların eski veya yeni olması ile ilgili bir durum değil. Eşya sadece bir örnek. Temeline inersek aslında geçmişte değil, bugünde yaşayabilmeye dayanıyor. Çoğumuz geçmişimizle mutlu olmayız, genelde mutsuzluklarımızı ve kötü günlerimizi hatırlarız. Fakat enerjimizi yaşadığımız günümüze ve yarınımıza aktarabilmeliyiz. Bize bir şey ifade etmeyen alışkanlıklarınızı da eski eşyalarımız gibi hayatımızdan çıkartabilirsek, bugüne daha uygun, bizim için daha faydalı düşüncelere kavuşabilir ve en önemlisi evrende bize ulaşmayı bekleyen yeniliklere, mutluluklara ve sürprizlere kendi etrafımızda yer açabiliriz. Unutmamamız gereken eşyalardan çok bizi mutsuz eden anılarımız ve yargılarımızdan kurtulmak...



Ben yukardaki videoyu izlediğimde 2 tam gün mesaimi evime ayırdım. Ve işe kıyafetlerle başladım. Önce 2 sezondur hiç giymeyip sadece mevsim geçişlerinde elimin değdiği ve hiç giymediğim tekrar düzenleyerek kaldırdığım tüm kıyafetleri bir koli yaptım. Sonrasında Duru'cuğumun oyuncaklarından ve kıyafetlerinden bir eleme yapıp koliledim. Geldim çalışma odasına eşimin ayırdığı tıp fakültesi kitaplarından ve ikimizin evlenirken birleşen kütüphanemizde çift alınmış bir çok roman ve şiir kitaplarınıda güzel sağlam bir koli yaptım. Gerekli yerler düşünülüp ayarlanıp koliler şimdilik ortadan kaldırıldığında, biraz hafiflemiş hissediyordum kendimi.


Fakat aynı şekilde duygularım içinde bu uygulamayı hemen hayata geçirebilecekmiyim bilmiyorum doğrusu... Geçmişteki üzüntülerimi gittikçe içimde iyileşmeyen bir yaraya çeviriyor ve unutmak içinde hiç bir şekilde çaba sarf etmiyorsam yerine güzelliklerin sevinçlerin gelmesi pek olası değil  bunu biliyorum aslında...

Okuduğum kitaplardan birinde 'Evren boşluğu sevmez' diyordu. Hepimiz için geçerli olan gerçek şu, yaşamımızda mutluluk ve sevgi istiyorsak önce negatif yüklü enerjilerden kurtulmamız gerekiyor. Bunu da sadece kendimiz yapabiliriz. Tek anahtar ne kadar istediğimizi bilmek enerji ayırıp bütün bu güzel duygular için yer açmak... Yaşamımızda ilerlememize engel olan, tutunduğumuz, bırakmayı red ettiğimiz, sevincimizi ve mutluluğumuzu engelleyen tüm içsel engellerimizi, korkularımızı, olumsuz düşüncelerimizi bırakmak için kendimize izin vermeliyiz...



Sevgiyle bırakıp ve sevgiyle yeniye merhaba diyorum...








*Yoga felsefesinede ise bu durum  Aparigraha - (Biriktirmemek) Biriktirme kontrolü diye geçer. Başka yazımızda da bunları paylaşmak üzere, sevgiyle kalın...






8 Temmuz 2010 Perşembe

Eğer Bir Çocuk...




Eğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişse

kınama ve ayıplamayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, kin ortamında büyümüşse

kavga etmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, alay edilip aşağılanmışsa

sıkılıp, utanmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse

kendini suçlamayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, hoşgörü ile yetiştirilmişse

sabırlı olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, desteklenip, yüreklendirilmişse

kendine güven duymayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişse

takdir etmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse

adil olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, güven ortamı içinde yetiştirilmişse

inançlı olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşse

kendini sevmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse

mutlu olmayı öğrenir.


Yazı: Kaynak bilinmiyor.

Fotoğraf : Nilay İşlek

3 Temmuz 2010 Cumartesi

y o g a


Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.

'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.

'Ruha giden yolu buldum' değil,

'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin.



Çünkü ruh, her yolda yürür.

Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;

ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.

Ruh, sayısız taç yaprakları olan

bir lotus çiçeği gibi açılır.'



Halil Cibran

30 Haziran 2010 Çarşamba

SOSYAL SORUMLULUK - 5 YAŞINDA ANAOKULUNA

" YAŞAMA İYİ BİR BAŞLANGIÇ İÇİN
5 YAŞINDA ANAOKULUNA "






Unicef, 2008'de NTV ile ortaklaşa düzenlediği "Anaokulu Ekliyoruz" kampanyasını geliştirerek devam ettiriyor!!!




UNICEF’in cocuklara eşit eğitim fırsatı yaratmak için okul öncesi eğitime dikkat çeken bu projede devlet tarafindan inşa edilen anaokullarının tüm donanımları sağlanmakta.
İstanbul’da, doğu ve iç anadolu’daki bir çok ildeki anaokulunun yenileme çalışmalarının yapıldığı projede bir çok çocuğa eşit eğitim fırsatı yaratmak hedefleniyor.





Unicef'in başlattığı projede, ünlüler onlar için çizdiler,
Karaca Porselen de projeye hayat verdi.


"Ajda Pekkan, Türkan Şoray, Müjdat Gezen, Halil Ergun, Derya Baykal, Ebru Şallı, Osman Çarmıklı, Demet Sabancı, Feryal Gülman, Saba Tümer, Balçiçek Pamir,
Cengiz Abazoğlu"


Bu 12 önemli isim konu kısıtlaması olmaksızın önlüklere desen çalışması yaptılar.


Karaca Porselen tarafindan organik kumaşlarda üretilen bu önlükler geri dönüşümlü kutulardan hazırlanan hediye paketlerinde sunulmakta. Hediye paketlerinin içinde birbirinden eğlenceli mutfak önlükleri ile birlikte çok şık iki fincan ve pasta tabağı
yer almakta.


KRC shop’larda satılacak bu hediye paketlerinin tüm geliri UNICEF’e
‘Hayata iyi bir başlangıç icin 5 yaşında anaokuluna’ kampanyasına aktarılacak.


http://www.krcshop.com/asp/product/4021/KARACA-UNICEF-PAKET
 

Fotoğrafik Hatıralar Design by GeCe © 2011