• Ce-eee
  • Minik kelebek
  • Partii
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2009 Perşembe

Herkes bu güneşi mutlaka görmeli...




Son 20-25 yıldır, bir çok aydının, yazarın yazmaya çizmeye cesaretle söylenmekte zorlandığı bir çok konuyu ele almış. Aslında bu ülkede yaşayan herkesin hikayesi hepimizin hikayesi. Zaten filmin finalinde büyük bir tokat yemiş gibi çıkıyorsunuz salondan. Ben kendime yakın o kadar çok şey buldum ki saymakla bitmez. Annemin 4 kız çocuğundan (2. kız bir kaç aylıkken vefat etmiş) sonra etrafın baskısı ve tuhaf söylemlerinin etkisiyle erkek çocuğu doğurana kadar çocuk yapması, ablamın ve benim (farklı nedenlerle de olsa) devlet parasız yatılı okuluna küçücük yaşlarda verilmemiz, ablamın erken yaşta çok yakın bir akrabayla evlendirilmesi, doğudan göç edip batıya yerleşmek zorunda kalışımız.. vb. İzleyince kendi acılarım kat be kat tazelendi, kabuk bağladığını zannettiğim yaralarımın içinden irinler aktı aktı aktı.. gözyaşlarım sel oldu...

Filmin çekildiği köy mayınların arasında, sınır köyü… uzun yıllara dayanan dava. İki tarafın arasında kalıp bir tarafı seçmek zorunda kalan çaresiz insanları anlatıyor…

Dogrusunu söylemek gerekirse Beyaz Melek filmini ilk duyduğumda da burun kıvırmıştım "Mahsun Kırmızıgül'ün yaptığı filme gidilirmi!?" diyenler arasındaydım ve gitmemiştim. Fakat Güneşi Gördüm belkide konusu itibariyle çok fazla ilgimi çekmiş olucakki filmi ilk izleyenler arasındaydım. Film bitti... cok utandım kesinlikle görülmesi gereken bir film MK'nın içine Yılmaz Güney kaçmış,harika bir film yazmış,çekmiş...

Üzerinde yaşadığımız dünyada belki de birimizin diğerinin üzerinde üstünlük ilan etmemesi için hepimizde biraz hristiyanlık, biraz müslümanlık, biraz ermenilik, biraz yahudilik, kürtlük, türklük, ataistlik, eşcinsellik, fakirlik, zenginlik..olsa. Belki o zaman birbirimizi anlayabilir ve hoşgörebiliriz..



Güneşi Gördüm
Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül Oyuncular: Mahsun Kırmızgül, Demet Evgar, Altan Erkekli, Buğra Gülsoy, Cezmi Baskın, Emre Kınay, Erol Günaydın, Itır Esen, Kamil Sönmez, Menderes Samancılar, Murat Ünalmış, Nurseli İdiz, Zafer Ergin Senaryo: Mahsun Kırmızıgül Türü: Dram Yapım: 2008 Türkiye Yapımı Gösterim Tarihi: 12 Mart 2009
Web Sitesi: http://www.gunesigordum.com/

3 Şubat 2009 Salı

Güz Sancısı...



Duru'cuğum anneannede kaldı, Biz başbaşa sinemaya gittik. Seyrettik üzüldük... Keşke şu sınırlar hiç olmazsa toplatılsa tüm silahlar din ırk mezhep bütün bu saçma ayrımlar kalksa artık. Ütopya.


Filmin yönetmeni daha önce Suyun Öte Yanı, Salkım Hanım'ın Taneleri, Hatırla Sevgili, Yol Arkadaşım, Ihlamurlar Altında, Kırık Kanatlar, Çemberimde Gül Oya, Asi gibi yapımlara imza atmış olan "Tomris Giritlioğlu".

Filmin konusu 6-7 Eylül 1955' de yaşanan ve gayrimüslimleri hedef alan olayları içeriyor. Zaten bu olaylardan sonra büyük göç dalgaları halinde başka ülkelere yol almışlar.

25 Aralık 2008 Perşembe

Issız Adam



Issız Adam, modern hayatın yalnızlaştırdığı insanları anlatan aşk üzerine bir film.

Öf öf gidenler öve öve bitiremediler, beklentimin çok çok altındaydı. Sıradan bir hikaye, hayal kırıklığına uğradım dersem yeridir.


Çağan ırmak'dan daha iyi bir senorya bekliyordum belkide.Müzikler müthiş etkileyici ve orjinal, bu sesleri bizlere tekrar hatırlattığı için teşekkürler. Ama böyle aşk olmaz yahu bu filmde aşk nerede ben bir tülü anlıyamadım gerçek bir ilişki ,yoğun bir aşk görmedim. Kimse kendinisini kandırmasın. Aşklarda ayrılıklarda bu kadar basit olmamalı. Şu yaşadığımız toplum gittikçe lümpenleştiği için belki de bu kadar tutuldu. Yüzyılımızın şehirli kadın-erkek ilişkilerina uygun olmuş.

Sahnelerden biri ilgimi çekti sadece Murathan Mungan'ın hikayesinde okuduğum bir anı canlandırmış gibiydi.Bardak kırılması ve arkasından Alper’in ağlayışı, Murathan Mungan ayrıldığında günlerce tepkisiz kalır – normal hayatına günler sonra geri döndüğünde bulaşık yıkarken ayrılmış olduğu sevgilisinin ona hediye ettiği bardağı elinden düşürüp kırdığı anı hatırlattı. Alper'de yere çöküp ilk kez ağladı.



Oyuncularıda biraz eleştirecek olursak Issız adamı oynayan Alper tabii kidaha inandırıcıydı. nedenmi? çünkü bir erkek için hiçde zor bir rol değildi.Uçlarda yaşıyor, güya farklı, entel, zevkli, yemek yapmayıda öğranip iyice farklılaşmış kendine göre. Tabii kendini geliştirdiği tek yönü yemek yapmak olmuş böylelikle diğer yanlarını unutmuş. Hep temiz ve şık olmaya çalışan öffff midem bulandı vallaha o kadar tanıdık kı her tarafta bu tiplerden var artık. hele ki birde izledikten sonra kendini iyice rolüne kaptırıp "Issız adamım ben artık" deyip geziniyorlardır. Hem sevmekten korkup hemde bulduklarında da korkakça harcarlar yanındakileri. .

Ada mı? Onu izlediğimde bir tek benim gibi evli olan kadınları düşündüm ve güldüm kendi kendime. Tahminimce evli kadınların birçoğunluğu gururla içlerinden ya da eşlerinin yüzüne "bak, ben olmasaydım sen böyle ıssız adam, olurdun" demişlerdir. (genelde kadınlarımız, bayılır ya kahraman olmaya…En büyük kahramanlık görevleri de bir erkeğin hayatına girip onu kurtarmaktır) kimsenin zaferine gölge düşürmeye niyetimiz yok tabii ki ama benden tavsiye böyle bir cümle kurmayın siz yinede :)


Son Not:
Issız Adamlara, korkunuzu yenin artık.
Ada'lar dileğim hayatınızda olacaksa eğer bir tek Alper olur.


 

Fotoğrafik Hatıralar Design by GeCe © 2011