• Ce-eee
  • Minik kelebek
  • Partii
Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel Gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Temmuz 2011 Salı

Affetmek...

Sizce affetmek nedir

Bağışlamak mı?
Her şeyi anlayışla karşılayıp fazlasıyla  hoş görme durumu mu?
Affedemediğimiz bireyi suçsuz veya haklı bulmak mı?




Affetmek, karşıdakinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. 
Affetmek, o bireyle ilişkiyi sürdürmek zorunda olmak değil.


Affetmek, öfke yerine çözüm üretmektir.

 Affetmek kırgınlığın,
                                   kızgınlığın,
                                                     nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.




Peki sizce affetmek kolay mı

İtiraf etmek gerekirse üç, dört yıl önce bu soru bana sorulsaydı kesinlikle cevabım "kolay değildir" olurdu.

Fakat yoga ve okuduğum kitaplar beni bu konuda da değişime uğrattı diyebilirim.

Artık benim için affetmek kolay.

Çünkü çok iyi bildiğim bir şey var 
                                            kendi özgürlüğümü istiyorsam affetmeliyim.

Affetmek, affetmeyi başardığımız birey için değil, salt kendimiz için yaptığımız bir özgürleşme seçimidir.

Affetmek koşullu olmamalıdır.
Diğer bireyinde  bizi affetmesini veya bizim istediğimiz gibi olmasını beklememeliyiz.

 Eğer sizde daha fazla özgürleşmek istiyorsanız,
geçmişteki kırgınlıklarınızı,
 yaşadığınız ve halen unutamadığınız olayları,
affedemediğiniz,
halen hatırladığınızda dahi bütün hücrelerinize kadar yayılan o sevimsiz duyguları size yaşatan kişileri,

AFFEDİN!!!  
ve
ÖZGÜRLEŞİN......

Affetmek, anı yaşama ve geleceğe umutla bakma özgürlüğüdür.

* Aşagıda bir video bağlantısı ekliyorum, izlemenizi tavsiye ederim.

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Hayatınızda Yenilere Yer Açın...


Yeniye Yer Aç from Alper Rozanes on Vimeo.



Genelde sahip olduğumuz eşyalar ile duygusal bir bağ kuruyoruz, bazılarımız bunun farkında olmadan fazla abartabiliyoruzda. Sevdiğimiz bir eşyaya uzun zamandır sahipsek bu bağ bizde gittikçe daha fazla güçleniyor. (Beni tanıyanlar iyi bilirki buna en iyi örnek olarak kendimi gösterebilirim.:) Süreç eşyanın eskimesine ve bozulmasına yol açsa da, sahibiyle eşya arasındaki bağı güçlendirmek gibi bir yan etkiye da sahipmiş. Sanırım genelde hepimizin çevresinde böyle insanlar vardır. (Tabii ki eğer bu siz iseniz anlamak daha kolay bu durumu)


Aslında sadece  eşyaların eski veya yeni olması ile ilgili bir durum değil. Eşya sadece bir örnek. Temeline inersek aslında geçmişte değil, bugünde yaşayabilmeye dayanıyor. Çoğumuz geçmişimizle mutlu olmayız, genelde mutsuzluklarımızı ve kötü günlerimizi hatırlarız. Fakat enerjimizi yaşadığımız günümüze ve yarınımıza aktarabilmeliyiz. Bize bir şey ifade etmeyen alışkanlıklarınızı da eski eşyalarımız gibi hayatımızdan çıkartabilirsek, bugüne daha uygun, bizim için daha faydalı düşüncelere kavuşabilir ve en önemlisi evrende bize ulaşmayı bekleyen yeniliklere, mutluluklara ve sürprizlere kendi etrafımızda yer açabiliriz. Unutmamamız gereken eşyalardan çok bizi mutsuz eden anılarımız ve yargılarımızdan kurtulmak...



Ben yukardaki videoyu izlediğimde 2 tam gün mesaimi evime ayırdım. Ve işe kıyafetlerle başladım. Önce 2 sezondur hiç giymeyip sadece mevsim geçişlerinde elimin değdiği ve hiç giymediğim tekrar düzenleyerek kaldırdığım tüm kıyafetleri bir koli yaptım. Sonrasında Duru'cuğumun oyuncaklarından ve kıyafetlerinden bir eleme yapıp koliledim. Geldim çalışma odasına eşimin ayırdığı tıp fakültesi kitaplarından ve ikimizin evlenirken birleşen kütüphanemizde çift alınmış bir çok roman ve şiir kitaplarınıda güzel sağlam bir koli yaptım. Gerekli yerler düşünülüp ayarlanıp koliler şimdilik ortadan kaldırıldığında, biraz hafiflemiş hissediyordum kendimi.


Fakat aynı şekilde duygularım içinde bu uygulamayı hemen hayata geçirebilecekmiyim bilmiyorum doğrusu... Geçmişteki üzüntülerimi gittikçe içimde iyileşmeyen bir yaraya çeviriyor ve unutmak içinde hiç bir şekilde çaba sarf etmiyorsam yerine güzelliklerin sevinçlerin gelmesi pek olası değil  bunu biliyorum aslında...

Okuduğum kitaplardan birinde 'Evren boşluğu sevmez' diyordu. Hepimiz için geçerli olan gerçek şu, yaşamımızda mutluluk ve sevgi istiyorsak önce negatif yüklü enerjilerden kurtulmamız gerekiyor. Bunu da sadece kendimiz yapabiliriz. Tek anahtar ne kadar istediğimizi bilmek enerji ayırıp bütün bu güzel duygular için yer açmak... Yaşamımızda ilerlememize engel olan, tutunduğumuz, bırakmayı red ettiğimiz, sevincimizi ve mutluluğumuzu engelleyen tüm içsel engellerimizi, korkularımızı, olumsuz düşüncelerimizi bırakmak için kendimize izin vermeliyiz...



Sevgiyle bırakıp ve sevgiyle yeniye merhaba diyorum...








*Yoga felsefesinede ise bu durum  Aparigraha - (Biriktirmemek) Biriktirme kontrolü diye geçer. Başka yazımızda da bunları paylaşmak üzere, sevgiyle kalın...






 

Fotoğrafik Hatıralar Design by GeCe © 2011