• Ce-eee
  • Minik kelebek
  • Partii
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2011 Cuma

Dengeli Beslenme Sağlıklı Zayıflama


 Niçin böyle bir başlık?


   3 yıl kadar önce, henüz Duru 1 yaşındayken ideal kilomdan 7 kilo fazlam vardı.Bu durum artık dış görünümümden çok ruhsal sağlığımıda etkilemeye başladı oldukça rahatsızdım. 

   Çok yakın bulduğum bir arkadaşım da aynen benim gibi kilolarından şikayetçiydi. Hem O'na hem kendime yardım etmek istiyordum. Bir yerden başlanmalıydı. Küçük bir araştırma sonucu iyi bir diyetisyen ismine ulaştım. Önce yakın arkadaşıma bahsedince çok ciddiye almadı biz hallederiz kendimiz mi yapsak gibi konuşmalar geçti aramızda. Arayıp ikimiz için randevu aldım. Sabah kliniğe geldiğimizde çok kararlıydık. 


   Muayenehanesindeki biyoempedans cihazı ile  vücudumdaki yağ ve kas oranı sonuçlarına bakarak beni programına alamayacağını söyledi.


  Benim sadece 6 kilo fazlamın olması nedeniyle benimle kısa bir görüşme yaptıktan sonra bu fazla olan kiloyu kendi başıma dikkat ederek verebileceğimi ve kendisinin bu konuda yardımına ihtiyacım olmadığını belirtti.


    

    Dürüstlüğü ve samimiyeti beni cidden etkiledi. Para kazanma hırsıyla bana da program başlatıp her hafta benden de muayene ücreti alabilirdi. Arkadaşımla da uzun bir görüşme yaptıktan sonra kendisine bir haftalık bir liste hazırladı. 


     Bu görüşmenin ardından aslında bana rehavet çöktü ve ben daha  da dikkat etmemeye başladım. Zihnim beni kandırıyordu aslında bunun farkındaydım. Aradan 2 hafta geçti tartı bu kez 60 kiloyu gösteriyordu.



     O zaman ne kadar yanlış yaptığımı anladım ve ilk işim tekrar arayıp randevu almak oldu. Ertesi gün, günün ilk hastası olarak muayenehanedeydim. 20 dakika gibi bir konuşmadan sonra bana da bir haftalık diyet listesi hazırladı.


Ve ilk günüm başlamıştı bile....

Diyet Günlüğüm Yazı -1-


19 Temmuz 2011 Salı

Affetmek...

Sizce affetmek nedir

Bağışlamak mı?
Her şeyi anlayışla karşılayıp fazlasıyla  hoş görme durumu mu?
Affedemediğimiz bireyi suçsuz veya haklı bulmak mı?




Affetmek, karşıdakinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil. 
Affetmek, o bireyle ilişkiyi sürdürmek zorunda olmak değil.


Affetmek, öfke yerine çözüm üretmektir.

 Affetmek kırgınlığın,
                                   kızgınlığın,
                                                     nefretin hapishanesinden özgürlüğe çıkmaktır.




Peki sizce affetmek kolay mı

İtiraf etmek gerekirse üç, dört yıl önce bu soru bana sorulsaydı kesinlikle cevabım "kolay değildir" olurdu.

Fakat yoga ve okuduğum kitaplar beni bu konuda da değişime uğrattı diyebilirim.

Artık benim için affetmek kolay.

Çünkü çok iyi bildiğim bir şey var 
                                            kendi özgürlüğümü istiyorsam affetmeliyim.

Affetmek, affetmeyi başardığımız birey için değil, salt kendimiz için yaptığımız bir özgürleşme seçimidir.

Affetmek koşullu olmamalıdır.
Diğer bireyinde  bizi affetmesini veya bizim istediğimiz gibi olmasını beklememeliyiz.

 Eğer sizde daha fazla özgürleşmek istiyorsanız,
geçmişteki kırgınlıklarınızı,
 yaşadığınız ve halen unutamadığınız olayları,
affedemediğiniz,
halen hatırladığınızda dahi bütün hücrelerinize kadar yayılan o sevimsiz duyguları size yaşatan kişileri,

AFFEDİN!!!  
ve
ÖZGÜRLEŞİN......

Affetmek, anı yaşama ve geleceğe umutla bakma özgürlüğüdür.

* Aşagıda bir video bağlantısı ekliyorum, izlemenizi tavsiye ederim.

7 Temmuz 2011 Perşembe

İlk Aşkıma... Babama...

     
            Hayatta ilk ve en çok sevdiğim erkeğin bu gün doğum günü...
          
            Babam 64 yıl önce bu gün doğdu..


Ben ilk okuldayken babamın orta okul yıllarında başlayıp uzun yıllar büyük bir titizlikle tuttuğu günlüğü bulmuştum.

Günlüğü, siyah deri ile kaplatılmış çizgisiz A4 boyutundan biraz daha küçük. İçindeki sayfalar çizgisiz kağıt fakat hafif sararmış. O yıllarda bu kadar çeşit defter bulunmadığı için kendisi çizgisiz kağıt alıp matbaaya götürmüş ve deri kaplatmış.

Günlüğünü dolmakalemle başlamış ve hep aynı renk mürekkep kullanmış. Büyük bir özenle titizlikle devam etmiş uzun yıllar. Günlüğünde okula nasıl başladığını, okul okumak için ne kadar mücadele ettiğini, geçirdiği ciddi hastalığını ve nasıl yendiğini yazmış.

Babam 1969 yılında öğretmen olmuş.

5 Eylül 2010 Pazar

SAKİNE’NİN ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞMASI İÇİN LÜTFEN BİZE YARDIM EDİN


Sakine Muhammedi Aştiyani için en ucuz görülen yöntem asılarak idam edilmesiydi.
Basının dikkatinin İran'a yönelmesinden sonra ülke başkanları ve ünlülerin desteğiyle devam eden imza kampanyası sonucu "recm" cezasının "idam cezasına çevrilerek" gerçekleştirilebileceğini belirtmiş İran yetkilileri...


Neden Sakine recm cezasına çarptırıldı? hatırlıyor muyuz?

22 Temmuz 2010 Perşembe

Kendini Bulma Savaşı


Antalya/ 2010 Haziran /Photo by me




Mutlu olamam değişirsem


Salt sizin bencilliğinizi doyurmak için


Hoşnut da olamam eleştirdiğinizde beni


Sizin gibi düşünmediğim ya da görmediğim için


Uyumsuz diyorsunuz bana


Oysa inançlarınıza her karşı çıkışımda


Siz de benimkilerine karşı çıkıyorsunuz


Aklınızı biçimlendirmeye çalışmıyorum


Biliyorum, kendinizi bulma savaşı veriyorsunuz


Bana akıl vermenizi de kabul edemem


Çünkü kendimi bulma çabasındayım ben de...


Leo BUSCAGLIA

8 Temmuz 2010 Perşembe

Eğer Bir Çocuk...




Eğer bir çocuk, sürekli eleştirilmişse

kınama ve ayıplamayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, kin ortamında büyümüşse

kavga etmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, alay edilip aşağılanmışsa

sıkılıp, utanmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, sürekli utanç duygusuyla eğitilmişse

kendini suçlamayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, hoşgörü ile yetiştirilmişse

sabırlı olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, desteklenip, yüreklendirilmişse

kendine güven duymayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, övülmüş ve beğenilmişse

takdir etmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, hakkına saygı gösterilerek büyütülmüşse

adil olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, güven ortamı içinde yetiştirilmişse

inançlı olmayı öğrenir.



Eğer bir çocuk, kabul ve onay görmüşse

kendini sevmeyi öğrenir.



Eğer bir çocuk, aile içinde dostluk ve arkadaşlık görmüşse

mutlu olmayı öğrenir.


Yazı: Kaynak bilinmiyor.

Fotoğraf : Nilay İşlek

3 Temmuz 2010 Cumartesi

y o g a


Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.

'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.

'Ruha giden yolu buldum' değil,

'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin.



Çünkü ruh, her yolda yürür.

Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;

ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.

Ruh, sayısız taç yaprakları olan

bir lotus çiçeği gibi açılır.'



Halil Cibran

 

Fotoğrafik Hatıralar Design by GeCe © 2011